• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
okanelt.com - "Türkiye'nin İngilizce Materyal ve Bilgi Kaynağı" | En Güncel En Sade En Kaliteli İngilizce İçerik Platformu

İngilizce Ünite Konuları
2018-2019 İngilizce Yazılıları
İngilizce Ünite Kelimeleri
İngilizce Sınavlar
Site Menüsü
Site Haritası

Kelimeler 7/9

SON GÜNCELLEME: 5 NİSAN 2019
7. Sınıf İngilizce Ünite Kelimeleri ve Anlamları Türkçeleri
9. Ünite Kelimelerini Aşağıda Görebilir veya Bağlantıya Tıklayarak İndirebilirsiniz -






Sayın İngilizce öğretmenlerim ve sevgili öğrenciler!!!

Özenle hazırlanmış kelimelerimizi gördükten sonra, aynı özenle hazırlanmış veya derlenmiş İngilizce yazılılarımıza göz atmayı unutmayın.

Buraya tıklayarak 5. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını, 6. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını, 7. Sınıf İngilizce Yazılı sorularını ve 8. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını görebilirsiniz. Unutmayın bütün İngilizce yazılılarımız 2017-2018 eğitim öğretim yılında güncel olarak hazırlanmış, müfredata tamamen uygundur. 


2018-2019 7.sınıf 9.ünite kelimeleri türkçesi kelime listesi

-1-

affect weather: havayı etkilemek

avoid using private cars: özel araç kullanımından kaçınmak

breathe: nefes almak

build houses: ev inşa etmek

buy fur: kürk satın almak

cause: sebep olmak

clean up the beach: sahili temizlemek

collect rubbish: çöp toplamak

create natural reserves: doğal kaynaklar oluşturmak

create wildlife parks: vahşi yaşam parkları oluşturmak

cut down trees: ağaçlaı kesmek

decrease: düşmek

destroy environment: çevreyi yok etmek

destroy natural habitat: doğal yaşam alanını yok etmek

die: ölmek

disappear forever: sonsuza kadar yok olmak

drop litter: çöp atmak

eat junk food: abur cubur yiyecek yemek

expand: genişlemek, genişletmek

find food: yiyecek bulmak

grow your own vegetable: kendi sebzeni yetiştirmek

harm animals: hayvanlara zarar vermek

heat: ısıtmak

increase: artmak

increase: artmak

keep enviroenment clean: çevreyi temiz tutmak

keep tap running: musluğu açık tutmak

kill: öldürmek

leave the lights on: ışıkları açık bırakmak

make your own compost: kendi gübresini yapmak

organize a campaign: kampanya organize etmek

organize a clean up campaign: temizleme kampanyası düzenlemek

plant: dikmek

pollute: kirletmek

pour chemicals: kimsyasalları dökmek

protect endangered species: nesli tehlikede olan türleri korumak

protect habitats of animals: hayvanların doğal yaşam alanlarını korumak

put olar panels on roof: çatıya güneş paneli koymak

recycle rubbish: çöpleri geri dönüştürmek

recylce paper, glass and bottle: kağıt, cam ve şişeyi geri dönüştürmek

reduce carbondioxide: karbondioksiti azaltmak

reduce: azaltmak

respect environment: çevreye saygı duymak

responsible for … : … dan sorumlu olmak

run: (suyun) akması, akmak

save energy: enerji tasarrufu yapmak

save money and electricity: para ve enerji tasarrufu yapmak

take action: önlem almak

take care of: dikkat etmek, ilgilenmek

take part: yer almak

threaten: tehdit etmek

throw away books: kitapları atmak

throw rubbish: çöp atmak

try: yapmaya çalışmak, denemek

turn down heater: ısıtıcıyı kısmak

turn off: kapatmak

turn on: açmak

use public transportation: toplu taşıma kullanmak

use renewable energy: yenilenebilir enerji kullanmak

use solar energy: güneş enerjisi kullanmak

waste: boşa harcamak

-2-

bottle: şişe

chemicals from factories: fabrikalardan atılan kimayasal

clean air: temiz hava

climate change: iklim değişikliği

climate: iklim

deforestation: ormanları yok etme

desert: çöl

destruction of forest: ormanını yok edilmesi

earth: dünya

engine: motor

environmental problems: çevresel problemler

factory: fabrika

flooding: sel

global warming: küresel ısınma

greenhouse: sera

houshold waste: evsel atık

hunted animals: avlanmış hayvanlar

lake: göl

litter: çöp

major change: büyük değişim

melting ice: eriyen buz

ocean: okyanus

planet: gezegen

polluted beach: kirletilmiş sahiller

pollution: kirlilik

rainforest: yağmur ormanları

river: ırmak

rubbish: çöp

sailing boat: yelkenli

sea: deniz

seed: tohum

speed: hız

stand by: bekleme modu

temperature: sıcaklık

trouble: sorun

unleaded petrol: kurşunsuz benzin

used up resources: bitmiş kaynaklar

volunteers: gönüllüler

wasting energy: enerjiyi boşa harcama

water mill: su değirmeni

wind mill: rüzgar gülü

wind: rüzgar

 

-3-

dangerous: tehlikeli

eco-friendly: çevre dostu

endangered: nesli tükenme tehlikesi altında olan

extinct: nesli tükenmiş

harmful: zararlı

renewable: yenilenebilir

responsible: sorumlu

 

-4-

all: hepsi, bütün, tüm

also: ayrıca

because of … : … den dolayı

everybody: herkes

myself: kendim

nobody: hiç kimse

together: birlikte

too much: çok fazla

yourself: kendin

   

 

Okan GÜLTEKİN







2017-2018

-1-

destroy the forest: ormanı yok etmek

disappear: kaybolmak

pollute: kirletmek

use: kullanmak

get polluted: kirlenmek

increase: artmak

feel: hissetmek

trap: tuzak

keep: korumak, tutmak

plant: dikmek

happen: meydana gelmek, olmak

release: salmak, serbest bırakmak

cause: sebep olmak,yol açmak

cut down trees: ağaçları kesmek

burn: yanmak

absorb: içine çekmek, emmek (enerji, gaz vs)

hold campaign: kampanya düzenlemek

join: katılmak

believe: inanmak

drop litter: çöp atmak

be late: geç kalmak

save: korumak, kurtarmak

switch on / turn on: açmak

switch off/turn off: kapatmak

grow plants: bitki yetiştirmek

consume: tüketmek

protect: korumak

touch: dokunmak

mean: anlamına gelmek, kastetmek

survive: hayatta kalmak

stay: kalmak

avoid: kaçınmak

remember: hatırlamak

find: bulmak

 

-2-

wildlife: vahşi yaşam

danger: tehlike

lake: göl

river: ırmak

ocean: okyanus

garbage: çöp

oil: yağ

pesticide: böcek zehiri

farm: tarla

grain: tahıl, tohum

air pollution: hava kirliliği

health: sağlık

global warming: küresel ısınma

greenhouse: sera

environmental issues: çevre sorunları,konuları

climate change: iklim değişikliği
conservation: koruma, muhafaza

destruction: yıkım

degradation: bozulma

overpopulation: nüfus artışı, yoğunluğu, fazlalığı

deforestation: ormanları tahrip etmek

species: tür

fossil fuel: fosil yakıtı

habitat: doğal yaşam alanı

acidity: asitlik, ekşime

greenhouse effect:sera etkisi

sunshine: güneş ışığı

surface: yüzey

coal: kömür

gasoline: benzin, yakıt

jet fuel: jet yakıtı

carbon dioxide: karbondioksit

oxygen: oksijen

result: sonuç

reason: sebep

factory: fabrika

dead: ölü

device: aygıt

soil: toprak

renewable energy: yenilenebilir enerji

public transportation: toplu taşıma

genetically modified foods: genetiği değiştirilmiş gıdalar

 

-3-

dirty: kirli

during: boyunca, süresince

immediately: hemen

fresh: taze

different: farklı

same: aynı

O.GULTEKIN

Etiketler:

İngilizce ünite kelimeleri

5. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları

6. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları

7. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları

8. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları

 


Yorumlar - Yorum Yaz