• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
okanelt.com - "Türkiye'nin İngilizce Materyal ve Bilgi Kaynağı" | En Güncel En Sade En Kaliteli İngilizce İçerik Platformu

İngilizce Ünite Konuları
2018-2019 İngilizce Yazılıları
İngilizce Ünite Kelimeleri
İngilizce Sınavlar
Site Menüsü
Site Haritası

Kelimeler 8/3

8. Sınıf İngilizce 3. Ünite Kelimeleri ve Türkçeleri - Cooking Ünite Kelimeleri (Yemek Pişirme Ünite Kelimeleri)

Kelimelerin Tamamını Word Dosyası Şeklinde İndirmek İçin Tıklayınız





UNIT 3 - COOKING

A

berry: dut

cabbage: lahana

cauliflower: karnıbahar

clove:sarımsak dişi/karanfil

corn: mısır

eggplant: patlıcan

garlic: sarımsak

leek: pırasa

lettuce: marul

mint: nane

mushroom: mantar

onion: soğan

parsley: maydanoz

pepper: biber

pop corn: patlamış mısır

sunflower: ay çiçeği

turnip: turp, şalgam

zucchini: kabak

 

almond: badem

bagel: simit

beef: sığır eti

butter: tereyağ

chips: kızartma

dough: hamur

egg yolk: yumurta sarısı

flour: un

hot dog: sosisli sandviç

lamb: kuzu eti

lentil: mercimek, ezogelin

loaf: somun

muffin: çörek

noodles: tel şehriye, erişte

nut: ceviz

oat: yulaf

oil: yağ

orzo: arpa şehriye

pasta: makarna

peanut: yer fıstığı

pistachio: şam fıstığı

rice: bulgur, pilav

rolling pin: oklava

salt: tuz

yeast: maya, yaş maya

 

bowl: kase

dessert: tatlı

dish: yemek, tabak, bulaşık

frying pan: kızartma tavası

jug: sürahi

jar: kavanoz

knife: bıçak

microwave: mikrodalga fırın

oven: fırın, ocak

ovenware: fırın kabı

pan: tava

pot: demlik

saucepan: saplı tencere, sos tenceresi

spoon: kaşık

stove: fırın (üstü ocak altı fırın)

table spoon: yemek kaşığı

tea spoon: çay kaşığı

toaster: tost makinesi

 

custard: koyu krema, muhallebi

ingreditens: içindekiler, malzemeler

meal: yemek, öğün

mixing bowl: karıştırma kasesi

mixture: karışım

piece: dilim, parça, tane

powder: toz

process: süreç, yapılışı

recipe: yemek tarifi, reçete

sea food: deniz ürünleri

slice: dilim

snack: atıştırmalık, aperatif

 

B

 

absorb: emmek, içine çekmek

add: eklemek

bake: fırında pişirmek

belong to: sahip olmak

blend: karıştırmak

boil: haşlagmak, kaynatmak

chop: doğramak

consist of: --den oluşmak

contain: içermek

cook: pişirmek

cool down:sakinleşmek

cover: örtmek

crack egg: yumurta kırmak

cut: kesmek

decide: karar vermek

dice: küp şeklinde doğramak, kuş başı kesmek

enjoy meal: afiyet olsun

fasten: bağlamak

fold: bükmek, katlamak

fry: kızartmak

grill: ızgara yapmak

heat: ısıtmak

increase: arttırmak

keep: korumak, tutmak

knead: yoğurmak

leave: ayrılmak, bırakmak

let it cool: soğumaya bırakmak

look: görünmek

lower: kısmak, azaltmak

make barbecue: mangal yapmak

mash: lapa yapmak, ezmek, püre yapmak

melt: eritmek

need: ihtiyaç duymak

peel: soymak

place: yerleştirmek

pour: dökmek

put: koymak

remove: kaldırmak

rinse: durulamak

roast: kavurmak, kızartmak

roll: yuvarlamak

serve immediately: hemen servis edin

serve warm: sıcak(ılık)servis et

serve: servis etmek

shake: sallamak, çalkalamak

shape: şekil vermek

slice: dilimlemek

smell: kokmak

spread: yaymak, serpmek

stew: hafif ateşte kaynatmak

stir: karıştırmak

take out: çıkarmak

talk about: hakkında konuşma

tast: tat almak

turn down: kısmak

turn off: kapatmak

turn on: açmak

wait for: beklemek

 

C

 

a bar of ....... : 1 kalıp .....

a can of ...... : 1 teneke ....

a few: az, bir kaç (sayılabilen)

a glass of ..... : 1 bardak .....

a little: az(sayılamayan)

a lot of: çok, bir çok

a package of .... : 1 paket ....

a teaspoon of: 1 çay kaşığı ....

all of.........: hepsi, tamamı

beaten: çırpılmış, dövülmüş

bitter: acı

common: yaygın, ortak

copped: doğranmış, kıyılmış

dangerous: tehlikeli

deep: derin

delicious: lezzetli

dry: kuru

easy: kolay

enjoyable: eğlenceli

 

 

 

enough: yeterince, yeterli

floured: unlu

fried: kızarmış

half of........: yarısı

healthy: sağlıklı

here:burada, buraya

high: yüksek

international: uluslararası

large: geniş

left: kalan

lightly: hafifçe

low: düşük

many: çok (sayılabilen)

mashed: püre

most of.......: çoğu

much: çok(sayılamayan)

national: ulusal

ready: hazır

round: yuvarlak                                                           

salt free: tuzsuz

salty: tuzlu

sour: ekşi

spicy: baharatlı

sugar free: şekersiz

tasty: lezzetli

tender: gevrek, taze

too: aşırı, çok fazla(olumsuz)

very: çok

wet: ıslak

 

D

 

first: ilk olarak

secondly: ikinci olarak,ikincisi

third: üçünci olarak, üçüncüsü

then/next: daha sonra

after that: ondan sonra

finally: son olarak

until/till: ....e kadar

like: gibi

such as: mesela, gibi

for example: örneğin

with: ile, -lı, -li

without: -sız, -siz

into: içine

thanks to... : ... sayesinde

there is/there are: var

there isn't/there aren't: yok

 

 

 

 

 

by  okanelt.com                                                                   O.GULTEKIN