• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
okanelt.com - "Türkiye'nin İngilizce Materyal ve Bilgi Kaynağı" | En Güncel En Sade En Kaliteli İngilizce İçerik Platformu

İngilizce Ünite Konuları
2018-2019 İngilizce Yazılıları
İngilizce Ünite Kelimeleri
İngilizce Sınavlar
Site Menüsü
Site Haritası

Kelimeler 8/7

8. Sınıf İngilizce 7. Ünite Kelimeleri ve Türkçeleri - Tourism Ünite Kelimeleri ve Anlamları (Turizm Ünite Kelimeleri Anlamları)

SON GÜNCELLEME 3 ŞUBAT 2020


Tourism Ünite Kelimelerinin Tamamını Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayınız

AYRICA KELİMELERİ EZBERLEMEK VE QUIZ YAPMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.

Sayın İngilizce öğretmenlerim ve sevgili öğrenciler!!!

 

Özenle hazırlanmış kelimelerimizi gördükten sonra, aynı özenle hazırlanmış veya derlenmiş İngilizce yazılılarımıza göz atmayı unutmayın.

 

Buraya tıklayarak 5. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını, 6. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını, 7. Sınıf İngilizce Yazılı sorularını ve 8. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını görebilirsiniz. Unutmayın bütün İngilizce yazılılarımız 2017-2018 eğitim öğretim yılında güncel olarak hazırlanmış, müfredata tamamen uygundur. 






2019-2020 8. SINIF İNGİLİZCE 7. ÜNİTE KELİMELERİ GÜNCEL

 

NOUNS (İSİMLER)

abroad: yurtdışı

amphitheatre: amfi tiyatro

ancient city: tarihi(antik) şehir,

artificial waterway: yapay suyolu

autumn: sonbahar

average temperature: ortalama sıcaklık

beach: sahil, kumsal

bed and breakfast hotels: kahvaltı dâhil otel

beverage: içecek, meşrubat

black sea region: karadeniz bölgesi

border: sınır

bridge: köprü

bull fighting: boğa güreşi

capital: başkent

cathedral: büyük kilise

century: yüzyıl

city sightseeing: şehir gezisi

climate: iklim

conquest: fetih

construction: inşa

cooperation: işbirliği

countryside: kırsal bölge

cruise holiday: gemi tatili

cuisine: mutfak, yemek kültürü

cultural diversity: kültürel farklılık

determination: kararlılık

dish: yemek

east: doğu

emperor: imparator

equality: eşitlik

example: örnek

experience: deneyim

extreme sports: aşırı (uç) sporlar

folk dance: halk dansı

foreign food: yabancı yiyecekler

gift: hediye

golden sand beach: altın kum sahili

handcrafts: el sanatı

highlands: dağlık bölge

historic sites: tarihi yerler

historical architecture: tarihi yapı

history: tarih

holiday: tatil

honesty: dürüstlük

hospitality: misafirperverlik

 

hour: saat

invasion: istila

justice: adalet

meal: öğün, yemek

meatball: köfte

mercifulness: merhametlilik

mosque: cami

natural heritage: doğal miras

nature: doğa

north: kuzey

other: diğer

palace: saray

patience: sabır

place to stay: kalacak yer

plateaus: platolar

population: nüfus

province: il, bölge

reason: sebep

respect: saygı

rich tradition: zengin gelenek

river: ırmak

rock structure: taş yapı

seaside: deniz kenarı

season: mevsim

self confidence: özgüven

south: güney

souvenir: hediyelik eşya

spectator: seyirci

spring: ilkbahar

state guest house: misafirhane, pansiyon

temple: tapınak

tourist attraction: turizm merkezi

trade route: ticaret yolu

train station: tren istasyonu

type: tür

vacation: tatil

village: köy

visitor: ziyaretçi

weather: hava

west: batı

 

 

 

 

 

 

VERBS (FİİLLER)

abandon: terk etmek, vaz geçmek

attract visitor: ziyaretçi çekmek

build: inşa etmek

buy: satın almak

choose: seçmek

compare: karşılaştırmak

conquer: fethetmek

contain: içermek

end: sonlandırmak, bitmek

get lost: kaybolmak

guide visitors: ziyaretçilere rehberlik etmek

learn: öğrenmek

leave: ayrılmak, çıkmak, bırakmak

located: yer almak

offer: önermek, teklif etmek

pass: geçmek

prefer: tercih etmek

rediscover: yeniden keşfetmek

search: araştırmak

stay: kalmak

taste: tadına bakmak

vary: değişmek, çeşitli olmak

visit: gezmek

weigh: (kilo) gelmek

would rather: tercih etmek

*************************

ADJECTIVES (SIFATLAR)

abandoned: terk edilmiş

adventurous: maceracı

ancient: eski

artificial: yapay

attractive: çekici

boring: sıkıcı

cheap: ucuz

comfortable: rahat

delicious: lezzetli

different: farklı

enormous: kocaman

exotic: tuhaf, garip

expensive: pahalı

famous: ünlü

fascinating: büyüleyici

fun: eğlenceli

great: harika

important: önemli

incredible: inanılmaz

interesting: ilgi çekici

magnificent: muhteşem

natural: doğal

public: halka açık

relaxing: rahatlatıcı

religious: dini, dinle ilgili

remarkable: dikkat çekici, göze çarpan

same: aynı

special: özel

traditional: geleneksel

understanding: anlayışlı

various: çeşitli

***************************

IMPORTANT EXPRESSIONS

above sea level: deniz seviyesinin üstünde

above: üzerinde

almost: neredeyse

also: ayrıca

else: başka

I guess: tahmin ederim

I suppose: umarım

like: gibi

most of: çoğu

per year: yılda

the most: en çok

to me: bana göre

until: -e kadar

what else: başka

what kind of: ne tür

what type of: ne tür

while:- iken

 

“Kelimelerin

anlamını

ve okunuşlarını

kolayca öğrenmek

için yandaki QR

kodu okutunuz.

İyi çalışmalar.”

 

 

“Kelimeleri

öğrendikten sonra

QR kodu okutarak

quize katıl, kendini

test et.”

UNIT 7 - TOURISM

 

 

 

A

 

 

 

Accommodation: konaklama

 

Advertisement: reklam

 

Amusement park: lunapark

 

Ancient: eski

 

Art gallery: resimgalerisi

 

Attraction: cazibemerkezi

 

Beach: kumsal

 

Big Ben: (Londradaki) SaatKulesi

 

Bridge: köprü

 

Brochure: broşür

 

Cannon: (savaşlardaki) top

 

Capital: başkent

 

Castle: kale

 

Celebrities: ünlü

 

Church: kilise

 

Coast: sahil

 

Dinasour bones: dinozorkemikleri

 

Entertainment: eğlence

 

Excellent idea: harikafikir

 

Experiment: deney

 

Fairy chimneys: peribacaları

 

Great wall: çinsetti

 

Guide: rehber

 

Habit: alışkanlık

 

Hagiasophia: Ayasofya

 

Heritage: miras

 

Historic place: tarihiyer

 

Historic site: tarihimekan

 

Historical architecture: tarihimimari

 

History: tarih

 

Holiday destination: tatildurağı

 

London Eye: (Londradaki) dönmedolap

 

Madame Tussauds: (Londradaki) BalmumuHeykelMüzesi

 

Mosque: cami

 

Noise: gürültü

 

Open-top bus: üstüaçıkotobüs

 

Palace: saray

 

Religious statues: Diniheykeller

 

Resort: tatilyeri

 

Rock: kaya

 

Sandy beach: kumsal

 

Shopping centre: AVM

 

Sighseeing: şehirturu, gezipgörme

 

Sight: Gezilecekyer, görme, gezi

 

Silence: sessizlik

 

Ski resort: kayak merkezi

 

Souvenir: hediyelikeşya

 

Spectacular view: muhteşemmanzara

 

Square: meydan

 

Statue: heykel

 

Sunrise: güneşindoğuşu

 

Temple: tapınak

 

Tourist attraction: turistikmerkez

 

Tower: kule

 

View: manzara

 

Village: köy

 

Wall: duvar

 

Wax museum: balmumumüzesi

 

Weather: hava

 

Wild life: vahşiyaşam

 

Wonder of the World: dünyaharikası

 

 

 

B

 

Amazing: şaşırtıcı

 

Ancient: eski, antik

 

Chilly: serin, soğuk

 

Excellent: müthiş

 

Famous: ünlü

 

Fascinating: büyüleyici

 

Foggy: sisli

 

Freezing: dondurucu

 

Great: harika

 

Huge: devasa

 

Humid: nemli

 

Icy: buzlu

 

Impressive: etkileyici

 

Incredible: inanılmaz

 

Interesting: ilgiçekici

 

Marvelous: şahane

 

Mild: ılıman

 

Pleasant: harika

 

Pretty: tatlı, şirin

 

Severe: şiddetli

 

Showery: arasırayağmurlu

 

Traditional: geleneksel

 

Unique: eşsiz

 

Unsettled: değişken (hava)

 

Unusual: sıradaşı

 

Usual: olağan

 

Warm: ılık

 

Well known: iyibilinen, ünlü

 

Wet: ıslak, yağışlı

 

Windy: rüzgarlı

 

C

 

Admire: hayranolmak

 

Buy souvenir: hediyelikeşyaalmak

 

Experience: deneyim

 

Explore: keşfetmek

 

Forget: unutmak

 

Keen on: (birşeye) hevesliolmak, düşkünolmak

 

Leave: ayrılmak, çıkmka, bırakmak

 

Offer: önermek

 

Prefer:tercihetmek

 

Fancy: istemek

 

Learn: öğrenmek

 

Look: görünmek

 

Enjoy: hoşlanmak

 

Sail: denizeaçılmak, yelkenli

 

Put on: giyinmek

 

Recreate: eğlendirmek, canlandırmak

 

See towers: kulelerigörmek

 

Spend time: zamangeçirmek

 

Stay: kalmak

 

Survive: yaşamak, hayattakalmak

 

Take a tour: turaçıkmak, geziyapmak

 

Walk around: dolaşmak

 

Watch wildlife: vahşiyaşamıizlemek

 

Would rather: tercihetmek

 

Want: istemek

 

 

 

D

 

To me: bana gore

 

In my opinion: bana gore

 

Already: çoktan, zaten

 

Just: az once, dahayeni

 

Yet: henüz

 

Lucky you: nekadarşanslısın

 

Have you ever….?:Senhiç …?

 

With: ile, lı, li

 

Without: sız, siz

 

Really: gerçekten

 

Something: birşeyler

 

Nothing: hiçbirşey

 

Eveything: her şey

 

Another: başkabir

 

 

 

1. Hal                 2. Hal                      3. Hal

 

(GenişZaman) (GeçmişZaman)  (PerfectTens)

 

(Do/Does)           (Did)                       (have/has)

 

 

 

Be

 

Buy

 

Do

 

Drive

 

Get

 

Go

 

Have

 

Ride

 

See

 

Spend

 

Stay

 

Take

 

Try

 

Visit

 

Walk

 

Watch

 

Write

 

Question Words

 

How

 

How far

 

How long

 

How many

 

How much

 

How often

 

How old

 

What

 

What time

 

When

 

Where

 

Which

 

Who

 

Whose

 

Why







2016-2017

Unit 7 - Tourism

 

Imortant Tourist Attractions: Turistik Yerler

Big Ben: Saat Kulesi (London,UK)

Bosphorus Bridge: Boğaziçi Köprüsü (İstanbul)

Burj Dubai: Dubaide dünyanın en uzun gökdeleni

Celeopatra's Gate: Kleopatra Kapısı (Tarsus)

Eiffel Tower: Eyfel Kulesi (Paris, France)

Great Pyramid: Mısır Piramitleri (Egypt)

Green Tomb: Yeşil Türbe (Bursa)

Hagia Sophia: Ayasofya (İstanbul)

Kremlin Palaca: Kremlin Sarayı (Moskoq Russia)

London Eye: Londra'nın Ünlü dönme dolabı

Red Square: Kızıl Meydan (Moscow, Russia)

Statue of Liberty: Özgürlük Heykeli(NewyorkUS)

Sumela Monastery: Sümela Manastırı(Trabzon)

Taj Mahal: Tac Mahal  (Indıa)

The Great Wall of China: Çin Seddi

Topkapı Palace: Topkapı Sarayı (İstanbul)

Tower Bridge: Kule köprüsü (London/UK)

Tower of Pisa: Pisa Kulesi (Pisa, Italy)

            -A-

accomodation: konaklama

ancient province: tarihi şehir, bölge

architectural: mimari

architecture: mimar

Assyrian: Asurlular

Babylonian: Babil

beach: kumsal

budget: bütçe

candidate: aday

capital: başkent

cave: mağara

centreal Anatolia: iç anadolu

church: kilise

 cilician plain: çukurova

civilization: uygarlık

climate: iklim

construction: yapı, inşaat

continental climate: karasal iklim

cuisine: mutfak, yemek

culture: kültür

dessert: tatlı

destination: durak, gidilecek yer

diameter: çap

dish: yemek

economy class: ekonomi sınıfı

Egypt: Mısır

Egyptian: Mısırlı

emperor: imparator

example: örnek

experience: deneyim

ferris wheel: dönmedolap

focal point: merkez, ilgi merkezi

historic site: tarihi şehir, tarihi yer

hostel: pansiyon

India: Hindistan

icon: dini resim, simge

inland: karasal, iç kesim

land: kara, alan

local dishes: yerel yemekler

location: yer

madrassa: medrese

man made: insan yapısı

meatball: köfte

mediterranean: akdeniz

memory: hafıza

mild temperature: ılıman iklim

miracle: mucize

mosque: cami

mountain: dağ

nature: doğa

Ottoman Empire: Osmanlı İmparatorluğu

peace: huzur, barış

Persian: İran, İranlı

pharaoh: firavun

place: yer

prophet: peygamber

province: il

recreation: istirahat, dinlenme

region: bölge

religion: din

resort: tatil yeri, dinlenme yeri

Roman Empire: roma imparatorluğu

scene: manzara

scenery: doğal manzara

seaside: deniz kenarı, sahil

settled area: yerleşim bölgesi

sightseeing: gezi, gezip görme

silence: sessizlik, huzur

skyscraper: gökdelen

souvenir: hediyelik eşya

special: özel

structure: yapı

tomb: kabir, mezar

tourist attraction: turistik yer

tracking: izcilik, arka arkaya gitme

trader: tüccar

typical: tipik, özgün

vacation: tatil

Virgin Mary: Meryem Ana

waterfall:şelale

wonders of the world: dünya harikaları

world heritage: dünya mirası

            -B-

build: inşa etmek

check: kontrol etmek

design: tasarlamak

discover: keşfetmek

explore: keşfetmek

follow: izlemek, takip etmek

hike: yürüyüş yapmak

hold: tutmak

imagine: hayal etmek

increase: artmak

lean: yaslanmak, eğri durmak

locate: yerleştirmek, yerleşmek

look for: aramak

need: ihtiyaç duymak

order: sipariş etmek, emretmek

search: araştırmak

smile: gülümsemek

take photo: fotoğraf çekmek

take: almak

visit: ziyaret etmek

 

            -C-

all inclusive: her şey dahil

ancient: eski, antik

convenient: kullanışlı, uygun

east: doğu

fantastic: şahane

fascinating: büyüleyici

finest: en güzel

giant: dev

historic: tarihi

huge: devasa, çok büyük

important: önemli

incredible: inanılmaz

interesting: ilginç, ilgi çekici

lots of: çok, bir çok

lovely: şirin, sevimli, hoş

majestic: görkemli, heybetli

man made: insan yapımı

multicultural: çok kültürlü

north: kuzey

northwestern: kuzey batı

peaceful: huzurlu

quiet: sessiz, sakin

ridiculous: gülünç, saçma

                                                          

 

sandy: kumlu, kum

smiling: güler yüzlü

south: güney

spectecular: harikulade

unique: tek, yegane

various: çeşitli

west: batı

Weather Conditions: Hava Şartları

boiling:aşırı sıcak

chilly: soğuk, serin

cloudy: bulutlu

cold: soğuk

cool: serin

damp: rutubetli, nem

dry:kuru       

foggy: sisli

freezing: dondurucu

mild: ılıman

nice: hoş,güzel

partly cloudy: parçalı bulutlu

rainy:yağmurlu

snowy: karlı

stormy: fırtınalı

sunny: güneşli        

tropical: tropik, çok sıcak

warm: ılık

wet: ıslak, yağışlı

windy: rüzgarlı       

 

            -D-

How long does it take ....?:..yapmak ne kadar sürer

Have you ever .......?: Sen hiç ......

I have ever seen: şimdiye kadar gördüğüm

What was the weather like?: Hava nasıldı?

How is the weather?: hava nasıl

I think so=I agree: Ben de öyle düşünüyorum/Katılıyorum

I don't think so=I don't agree: öyle düşünmüyorum, katılmıyorum

also: ayrıca

really: gerçekten

definitely: kesinlikle

truly: gerçekten

approximately=nearly=about: yaklaşık

about: hakkında, ilgili

                        O. GULTEKIN


Etiketler:

 

İngilizce ünite kelimeleri

 

5. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları

 

6. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları

 

7. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları

 

8. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları