• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
okanelt.com - "Türkiye'nin İngilizce Materyal ve Bilgi Kaynağı" | En Güncel En Sade En Kaliteli İngilizce İçerik Platformu

İngilizce Ünite Konuları
2018-2019 İngilizce Yazılıları
İngilizce Ünite Kelimeleri
İngilizce Sınavlar
Site Menüsü
Site Haritası

Kelimeler 8/7

8. Sınıf İngilizce 7. Ünite Kelimeleri ve Türkçeleri - Tourism Ünite Kelimeleri ve Anlamları (Turizm Ünite Kelimeleri Anlamları)




Tourism Ünite Kelimelerinin Tamamını Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayınız


Sayın İngilizce öğretmenlerim ve sevgili öğrenciler!!!

Özenle hazırlanmış kelimelerimizi gördükten sonra, aynı özenle hazırlanmış veya derlenmiş İngilizce yazılılarımıza göz atmayı unutmayın.

Buraya tıklayarak 5. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını, 6. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını, 7. Sınıf İngilizce Yazılı sorularını ve 8. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını görebilirsiniz. Unutmayın bütün İngilizce yazılılarımız 2017-2018 eğitim öğretim yılında güncel olarak hazırlanmış, müfredata tamamen uygundur. 






2017-2018

UNIT 7 - TOURISM

 

A

 

Accommodation: konaklama

Advertisement: reklam

Amusement park: lunapark

Ancient: eski

Art gallery: resimgalerisi

Attraction: cazibemerkezi

Beach: kumsal

Big Ben: (Londradaki) SaatKulesi

Bridge: köprü

Brochure: broşür

Cannon: (savaşlardaki) top

Capital: başkent

Castle: kale

Celebrities: ünlü

Church: kilise

Coast: sahil

Dinasour bones: dinozorkemikleri

Entertainment: eğlence

Excellent idea: harikafikir

Experiment: deney

Fairy chimneys: peribacaları

Great wall: çinsetti

Guide: rehber

Habit: alışkanlık

Hagiasophia: Ayasofya

Heritage: miras

Historic place: tarihiyer

Historic site: tarihimekan

Historical architecture: tarihimimari

History: tarih

Holiday destination: tatildurağı

London Eye: (Londradaki) dönmedolap

Madame Tussauds: (Londradaki) BalmumuHeykelMüzesi

Mosque: cami

Noise: gürültü

Open-top bus: üstüaçıkotobüs

Palace: saray

Religious statues: Diniheykeller

Resort: tatilyeri

Rock: kaya

Sandy beach: kumsal

Shopping centre: AVM

Sighseeing: şehirturu, gezipgörme

Sight: Gezilecekyer, görme, gezi

Silence: sessizlik

Ski resort: kayak merkezi

Souvenir: hediyelikeşya

Spectacular view: muhteşemmanzara

Square: meydan

Statue: heykel

Sunrise: güneşindoğuşu

Temple: tapınak

Tourist attraction: turistikmerkez

Tower: kule

View: manzara

Village: köy

Wall: duvar

Wax museum: balmumumüzesi

Weather: hava

Wild life: vahşiyaşam

Wonder of the World: dünyaharikası

 

B

Amazing: şaşırtıcı

Ancient: eski, antik

Chilly: serin, soğuk

Excellent: müthiş

Famous: ünlü

Fascinating: büyüleyici

Foggy: sisli

Freezing: dondurucu

Great: harika

Huge: devasa

Humid: nemli

Icy: buzlu

Impressive: etkileyici

Incredible: inanılmaz

Interesting: ilgiçekici

Marvelous: şahane

Mild: ılıman

Pleasant: harika

Pretty: tatlı, şirin

Severe: şiddetli

Showery: arasırayağmurlu

Traditional: geleneksel

Unique: eşsiz

Unsettled: değişken (hava)

Unusual: sıradaşı

Usual: olağan

Warm: ılık

Well known: iyibilinen, ünlü

Wet: ıslak, yağışlı

Windy: rüzgarlı

C

Admire: hayranolmak

Buy souvenir: hediyelikeşyaalmak

Experience: deneyim

Explore: keşfetmek

Forget: unutmak

Keen on: (birşeye) hevesliolmak, düşkünolmak

Leave: ayrılmak, çıkmka, bırakmak

Offer: önermek

Prefer:tercihetmek

Fancy: istemek

Learn: öğrenmek

Look: görünmek

Enjoy: hoşlanmak

Sail: denizeaçılmak, yelkenli

Put on: giyinmek

Recreate: eğlendirmek, canlandırmak

See towers: kulelerigörmek

Spend time: zamangeçirmek

Stay: kalmak

Survive: yaşamak, hayattakalmak

Take a tour: turaçıkmak, geziyapmak

Walk around: dolaşmak

Watch wildlife: vahşiyaşamıizlemek

Would rather: tercihetmek

Want: istemek

 

D

To me: bana gore

In my opinion: bana gore

Already: çoktan, zaten

Just: az once, dahayeni

Yet: henüz

Lucky you: nekadarşanslısın

Have you ever….?:Senhiç …?

With: ile, lı, li

Without: sız, siz

Really: gerçekten

Something: birşeyler

Nothing: hiçbirşey

Eveything: her şey

Another: başkabir

 

1. Hal                 2. Hal                      3. Hal

(GenişZaman) (GeçmişZaman)  (PerfectTens)

(Do/Does)           (Did)                       (have/has)

 

Be

Buy

Do

Drive

Get

Go

Have

Ride

See

Spend

Stay

Take

Try

Visit

Walk

Watch

Write

Question Words

How

How far

How long

How many

How much

How often

How old

What

What time

When

Where

Which

Who

Whose

Why







2016-2017

Unit 7 - Tourism

 

Imortant Tourist Attractions: Turistik Yerler

Big Ben: Saat Kulesi (London,UK)

Bosphorus Bridge: Boğaziçi Köprüsü (İstanbul)

Burj Dubai: Dubaide dünyanın en uzun gökdeleni

Celeopatra's Gate: Kleopatra Kapısı (Tarsus)

Eiffel Tower: Eyfel Kulesi (Paris, France)

Great Pyramid: Mısır Piramitleri (Egypt)

Green Tomb: Yeşil Türbe (Bursa)

Hagia Sophia: Ayasofya (İstanbul)

Kremlin Palaca: Kremlin Sarayı (Moskoq Russia)

London Eye: Londra'nın Ünlü dönme dolabı

Red Square: Kızıl Meydan (Moscow, Russia)

Statue of Liberty: Özgürlük Heykeli(NewyorkUS)

Sumela Monastery: Sümela Manastırı(Trabzon)

Taj Mahal: Tac Mahal  (Indıa)

The Great Wall of China: Çin Seddi

Topkapı Palace: Topkapı Sarayı (İstanbul)

Tower Bridge: Kule köprüsü (London/UK)

Tower of Pisa: Pisa Kulesi (Pisa, Italy)

            -A-

accomodation: konaklama

ancient province: tarihi şehir, bölge

architectural: mimari

architecture: mimar

Assyrian: Asurlular

Babylonian: Babil

beach: kumsal

budget: bütçe

candidate: aday

capital: başkent

cave: mağara

centreal Anatolia: iç anadolu

church: kilise

 cilician plain: çukurova

civilization: uygarlık

climate: iklim

construction: yapı, inşaat

continental climate: karasal iklim

cuisine: mutfak, yemek

culture: kültür

dessert: tatlı

destination: durak, gidilecek yer

diameter: çap

dish: yemek

economy class: ekonomi sınıfı

Egypt: Mısır

Egyptian: Mısırlı

emperor: imparator

example: örnek

experience: deneyim

ferris wheel: dönmedolap

focal point: merkez, ilgi merkezi

historic site: tarihi şehir, tarihi yer

hostel: pansiyon

India: Hindistan

icon: dini resim, simge

inland: karasal, iç kesim

land: kara, alan

local dishes: yerel yemekler

location: yer

madrassa: medrese

man made: insan yapısı

meatball: köfte

mediterranean: akdeniz

memory: hafıza

mild temperature: ılıman iklim

miracle: mucize

mosque: cami

mountain: dağ

nature: doğa

Ottoman Empire: Osmanlı İmparatorluğu

peace: huzur, barış

Persian: İran, İranlı

pharaoh: firavun

place: yer

prophet: peygamber

province: il

recreation: istirahat, dinlenme

region: bölge

religion: din

resort: tatil yeri, dinlenme yeri

Roman Empire: roma imparatorluğu

scene: manzara

scenery: doğal manzara

seaside: deniz kenarı, sahil

settled area: yerleşim bölgesi

sightseeing: gezi, gezip görme

silence: sessizlik, huzur

skyscraper: gökdelen

souvenir: hediyelik eşya

special: özel

structure: yapı

tomb: kabir, mezar

tourist attraction: turistik yer

tracking: izcilik, arka arkaya gitme

trader: tüccar

typical: tipik, özgün

vacation: tatil

Virgin Mary: Meryem Ana

waterfall:şelale

wonders of the world: dünya harikaları

world heritage: dünya mirası

            -B-

build: inşa etmek

check: kontrol etmek

design: tasarlamak

discover: keşfetmek

explore: keşfetmek

follow: izlemek, takip etmek

hike: yürüyüş yapmak

hold: tutmak

imagine: hayal etmek

increase: artmak

lean: yaslanmak, eğri durmak

locate: yerleştirmek, yerleşmek

look for: aramak

need: ihtiyaç duymak

order: sipariş etmek, emretmek

search: araştırmak

smile: gülümsemek

take photo: fotoğraf çekmek

take: almak

visit: ziyaret etmek

 

            -C-

all inclusive: her şey dahil

ancient: eski, antik

convenient: kullanışlı, uygun

east: doğu

fantastic: şahane

fascinating: büyüleyici

finest: en güzel

giant: dev

historic: tarihi

huge: devasa, çok büyük

important: önemli

incredible: inanılmaz

interesting: ilginç, ilgi çekici

lots of: çok, bir çok

lovely: şirin, sevimli, hoş

majestic: görkemli, heybetli

man made: insan yapımı

multicultural: çok kültürlü

north: kuzey

northwestern: kuzey batı

peaceful: huzurlu

quiet: sessiz, sakin

ridiculous: gülünç, saçma

                                                          

 

sandy: kumlu, kum

smiling: güler yüzlü

south: güney

spectecular: harikulade

unique: tek, yegane

various: çeşitli

west: batı

Weather Conditions: Hava Şartları

boiling:aşırı sıcak

chilly: soğuk, serin

cloudy: bulutlu

cold: soğuk

cool: serin

damp: rutubetli, nem

dry:kuru       

foggy: sisli

freezing: dondurucu

mild: ılıman

nice: hoş,güzel

partly cloudy: parçalı bulutlu

rainy:yağmurlu

snowy: karlı

stormy: fırtınalı

sunny: güneşli        

tropical: tropik, çok sıcak

warm: ılık

wet: ıslak, yağışlı

windy: rüzgarlı       

 

            -D-

How long does it take ....?:..yapmak ne kadar sürer

Have you ever .......?: Sen hiç ......

I have ever seen: şimdiye kadar gördüğüm

What was the weather like?: Hava nasıldı?

How is the weather?: hava nasıl

I think so=I agree: Ben de öyle düşünüyorum/Katılıyorum

I don't think so=I don't agree: öyle düşünmüyorum, katılmıyorum

also: ayrıca

really: gerçekten

definitely: kesinlikle

truly: gerçekten

approximately=nearly=about: yaklaşık

about: hakkında, ilgili

                        O. GULTEKIN


Etiketler:

İngilizce ünite kelimeleri

5. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları

6. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları

7. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları

8. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları