• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
okanelt.com - "Türkiye'nin İngilizce Materyal ve Bilgi Kaynağı" | En Güncel En Sade En Kaliteli İngilizce İçerik Platformu

İngilizce Ünite Konuları
2018-2019 İngilizce Yazılıları
İngilizce Ünite Kelimeleri
İngilizce Sınavlar
Site Menüsü
Site Haritası

Kelimeler 8/9

8. Sınıf İngilizce 9. Ünite Kelimeleri ve Türkçeleri - Science Ünite Kelimeleri ve Anlamları (Bilim Kelimeleri Anlamları)


9. Ünite Science Kelimeleri Tamamını Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayınız


Sayın İngilizce öğretmenlerim ve sevgili öğrenciler!!!

Özenle hazırlanmış kelimelerimizi gördükten sonra, aynı özenle hazırlanmış veya derlenmiş İngilizce yazılılarımıza göz atmayı unutmayın.

Buraya tıklayarak 5. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını, 6. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını, 7. Sınıf İngilizce Yazılı sorularını ve 8. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını görebilirsiniz. Unutmayın bütün İngilizce yazılılarımız 2017-2018 eğitim öğretim yılında güncel olarak hazırlanmış, müfredata tamamen uygundur. 



UNIT 9 – SCIENCE (BİLİM) 2017 2018 8. Sınıf 9. Ünite Kelimeleri

-A-

advantage: avantaj

anaesthetic: anestezi

articifial part: yapay uzuv, parça

artificial eye: yapay göz

artificial limb: yapay kol-bacak

best seller painkiller: en çok satan ağrı kesici

bionic part: biyonik uzuv, parça

blind people: görme engelli kişiler

cause: sebep

cell division: hücre bölünmesi

cell: hücre

chemical substance: kimyasal madde

clumsy prosthetic limb: kullanışsız(kötü) protez uzuv

dangerous illness: zararlı hastalık

development: gelişim

disadvantage: dezavantaj

educational possibilities:eğitim imkanları

engineer: mühendis

experience: deneyim

experiment: deney

expert: uzman

explosion: patlama

fake reality: sahte gerçeklik

field: alan

form of energy: enerji türü

gravity: yer çekimi

huge bucket: büyük kova

human footprint: insan ayak izi

incredible advance: inanılmaz gelişim

infection: enfeksiyon

lab: labaratuar

leaf: yaprak

letter: mektup

light bulb: ampül

lightning: şimşek, yıldırım

medicine from herb: bitkisel ilaç

medicine: ilaç

minor planet: küçük gezegen

movement: hareket

necessary: gerekli

negative charge: negatif elektrik yükü

pain: ağrı

physical skill: fiziksel yetenek

pitch: saha

plant: bitki

process: süreç

product: ürün

science fiction: bilim kurgu

scientist: bilim adamı

skin: cilt

solar sytstem: güneş sistemi

space travel: uzay yolculuğu

sunlight: güneş ışığı

surgery: ameliyat

test tube: deney tüpü

time travel: zaman yolculuğu

vaccination: aşı

windmill: rüzgar gülü

x-ray: röntgen

-B-

become: olmak

believe: inanmak

breathe: nefes almak

build model: model inşa etmek

build: inşa etmek

change: değiştirmek

conduct experiment: deney yapmak

contain: içermek

cover: örtmek, kapatmak

decide: karar vermek

design a tool: bir araç tasarlama

determine: saptamak, belirlemek

develop: gelişmek, geliştirmek

die without water: susuzluktan ölmek

discover planet: gezegen keşfetmek

discuss: tartışmak

do experiment: deney yapmak

do research: araştırma yapmak

examine patient: hastaları muayene etmek

explain virtual reality: sanal gerçekliği açıklamak

explore atom: atomu keşfetmek

find: bulmak

find: bulmak

give: vermek

grow: büyümek, yetiştirmek

hear: duymak

hurt: acımak

implant a bionic eye: biyonik göz nakil etmek protect: korumak

improve: geliştirmek

invent toothbrush: diş macunu icat etmek

learn: öğrenmek

lose a leg: bir bacağı kaybetmek

made of … : … den yapılmak

move: hareket etmek

operate: ameliyat etmek

predict: tahminde bulunmak

produce electric current: elektrik akımı üretmek

produce: üretmek

prove: kanıtlamak

provide: sağlamak, temin etmek

reach: ulaşmak

refine uranium: uranyum arıtmak, saflaştırmak

regain hearing: işitme-duymayı yeniden kazanmak

replace: yerini almak

research: araştırmak

solve engineering problem: mühendislik problemini çözmek

squeeze: sıkmak

study medicine: tıp okumak

take … to : …’ya götrmek

take place of… : … ın yerine geçmek

treat: tedavi etmek

-C-

long-lasting: uzun süreli

called: denen, adında

dangerous: tehlikeli

other: diğer

hearing impaired: işitme bozukluğu olan

replaceable: değiştirilebilir

correct: doğru

clever: zeki

amazing: şaşırtıcı

awake: uyanık, farkında

painful: acılı

safer: daha güvenli

-D-

thanks to: sayesinde

actually: aslında

really: gerçekten

such as: gibi

like: gibi

in addition: ek olarak

luckily: neyse ki

moreover: dahası

however: ancak

but: fakat

during: esnasında, boyunca

still: hala

 

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz