• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
okanelt.com - "Türkiye'nin İngilizce Materyal ve Bilgi Kaynağı" | En Güncel En Sade En Kaliteli İngilizce İçerik Platformu

İngilizce Ünite Konuları
2018-2019 İngilizce Yazılıları
İngilizce Ünite Kelimeleri
İngilizce Sınavlar
Site Menüsü
Site Haritası

Kelimeler 8/10

2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı
8. Sınıf İngilizce 10. Ünite Kelimeleri ve Türkçeleri - Natural Forces Ünite Kelimeleri ve Anlamları (Doğal Güçler Kelime Anlamları)


8. Sınıf 10. Natural Forces Kelimeleri ve Anlamlarının Tamamını İndirmek İçin Tıklayınız


Sayın İngilizce öğretmenlerim ve sevgili öğrenciler!!!

Özenle hazırlanmış kelimelerimizi gördükten sonra, aynı özenle hazırlanmış veya derlenmiş İngilizce yazılılarımıza göz atmayı unutmayın.

Buraya tıklayarak 5. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını, 6. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını, 7. Sınıf İngilizce Yazılı sorularını ve 8. Sınıf İngilizce Yazılı Sorularını görebilirsiniz. Unutmayın bütün İngilizce yazılılarımız 2017-2018 eğitim öğretim yılında güncel olarak hazırlanmış, müfredata tamamen uygundur. 


UNIT 10 – NATURAL FORCES 10. Ünite Kelimeleri ve Türkçeleri Aşağıdadır

( DOĞAL GÜÇLER)

A

active volcano: aktif yaradağ

aftershock: artçı deprem

air pollution: hava kirliliği

avalanche: çığ

burning tree: yanan ağaç

cars underwater:su altındaki arabalar

cause of problem: problemin sebebi

cholera epidemic:  kolera salgını

climate change: iklim değişikliği

collapsed building: çökmüş bina

crime: suç

crops in the field: tarladaki mahsul

damage: zarar

death: ölüm

deforestation: ormanı yok etme

disease: hastalık

drought: kuraklık

dry soil: kuru toprak

earthquake: deprem

effect: etki

emergency service: acil servis

epidemic: salgın

extinction of species:  türlerin soyunun tükenmesi

famine: kıtlık, açlık

flame: alev

flood: sel

forest fire: orman yangını

garbage bin: çöp kutusu

global warming: küresel ısınma

ground: yer

heavy rain: yoğun yağış

homelessness: evsizlik

huge wave: devasa dalga

hurricane:  kasırga

illiteracy: cehalet

injury: sakatlık

landslide: toprak kayması

lightning: şimşek

loss of biodiversity: biyolojik çeşitliliğin yok olması

 

 

 

medical supplies: tıbbi  malzemeler

natural disaster: doğal afet

natural resource depletion:  doğal kaynağın tükenmesi

overpopulation: nüfus yoğunluğu, fazlalığı

ozone layer depletion: ozon tabakasının yok olması

petrol shortage: petrol kıtlığı

pollution: kirlilik

poverty: yoksulluk

prediction: tahmin

rescue team: kurtarma ekibi

result : sonuç

running water: akar su, musluk suyu

shelter: barınak

shortage: kıtlık

solution: çözüm

storm: fırtına

strong wind: güçlü rüzgar

tent: çadır

terrifying speed: korktucu hız

tornado: hortum, kasırga

toxic materials: zehirli materyaller

volcanic eruption: yanardağ patlaması

volunteer team: gönüllü ekip

war: savaş

water shortage: su kıtlığı

 

B

affect: etkilemek

be careful: dikkatli olmak

be prepared: hazırlıklı olmak

carry: taşımak

cause flood: sele sebep olmak

cause: sebep olmak

collect donation: yardım toplamak

cover: kapatmak, örtmek

destroy: yok etmek

drop, cover, hold on: çök, başını koru, bekle

erupt: patlamak, püskürmek (yanardağ)

escape: kaçmak

fall: düşmek

fasten shelves: rafları sabitlemek

get better iyileşmek

 

happen: olmak

keep clean: temiz tutmak

last:sürmek

leave the village: köyü terk etmek

leave: ayrılmak, çıkmak, bırakmak

lose live: yaşamı kaybetmek

move: harket etmek

pollute river and lake: ırmak ve gölü kirletmek

prepare leaflet: broşür hazırlamak

protect: korumak

put litter: çöp atmak

reach shore: sahile ulaşmak

reach: ulaşmak

repair electric wire: elektrik telini onarmak

rush into: akmak

save water: su tasarrufu yapmak

shake: sallanma

slide down: kaymak

spread: yayılmak

stay away: uzak durmak

stay indoor: içerde kalmak

survive: hayatta kalmak

take action: önlem almak

use elevator: asansör kullanmak

use less water: daha az su kullanmak

use public transport: toplu taşıma kullanmak

warn: uyarmak

waste: boşa harcamak

 

C

after: den sonra

as a result of this: bunun sonucunda

because of: den dolayı

because: çünkü

before: den önce

during: esnasında

however: ancak

luckily: neyse ki

so: bu yüzden

until: e kadar

 

D

bottom: alt

dry: kuru

enough: yeterince

environmentally friendly: çevre dostu

future: gelecek

huge amount of: çok miktarda

threatening: tehdit eden

top: tepe, zirve

Okan GÜLTEKİN


Yorumlar - Yorum Yaz